Babama…

Canım babam… Bu mektubumu kendim, kardeşlerim, ağabeylerim, ablalarım adına seni ne kadar çok sevdiğimizi ve özlediğimizi bir kez söylemek adına yazıyorum.

İnanıyorum ki diğer tarafta cennetin en güzel köşesinden bizleri izliyorsun. Biliyorum, bazen bizlere kızıyorsun, bazen yaptığımız davranışlardan dolayı üzülüyorsun ve bazen de bizler ile gurur duyuyor ve koltukların kabarıyor. İnan bize babacım bizler hiçbir zaman seni üzmek istemedik ve istemiyoruz arada düşünmeden davranıyor, konuşuyor olabiliriz ama hiçbir zaman kasıtlı olarak seni üzmek istemedik.

Senin öğrettiklerini hiç unutur muyuz…

Bana, ağabeylerime, ablalarıma ve o güzel kardeşlerime vermiş olduğun nashiyatler ve söylemiş olduğun sözler hiçbir zaman aklımızdan çıkmadı ve çıkmayacak.

Babacım, 26 Ağustos gecesi Kocatepeden Afyon ovasına bakışını, kendinden emin duruşunu hiçbir kuvvet hafızalarımızdan silemez…
Canakkalede Kara Savaşlarının ilk gününde 19. Tümenin ile birlikte ağabeylerime yardıma gittiğinde ”Düşmandan kaçılmaz! Süngü tak yere yat” deyişini hala oradaymışız gibi hatırlıyor ve o aziz duyguları hissediyoruz…
28 Ekim akşamı bütün arkadaşlarını Çankaya da akşam yemeğine davet edip ” Beyler, yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz!” derken yüzündeki kararlılığı ve bizlere olan inancını unutmamız mümkün değil…
29 Ekim 1938 de pek rahatsızdın babacım… Kuleli Askeri Lisesinden ağabeylerim seni ziyaret etmek, görmek ve tebrik etmek için vapurla Dolmabahçe Sarayına yanaştıklarında hasta yatağından kalkıp ağabeylerimi selamlayışın hala gözlerimizin önünde…

İsmet ağabeyimizin Lozanda bütün baskılara rağmen göstermiş olduğu dik duruşu ve vatanımızın, milletimizin bütünlüğü için yapmış olduğu kahramanlığı da unutmadık, babacım…

Sevgili babacım daha sonraları ne kadar da anlaşamamış olsanızda, seni tutuklamak için gönderilen Kazım Karabekir ağabeyimizin ” Ben ve Kolordum emrinizdedir, Paşam!” diyerek senin yanında olduğu günü gururla hatırlıyoruz…

Seninde soyadını bulmasına yardımcı olduğun ve maalesef ki senin sonsuzluğa göçüşünden sonra kendi hayatına son vermeye çalışan… Yıllarca senin yanında en tehlikeli anda da, en keyifli anında da yanında olan Salih ağabeyimizi unutmadık. Onun da bizler üstünde çok emeği var.

Senden sonra başka kimde Mareşallik var deseler hemen Fevzi ağabeyimizi hatırlarız… Onun o kararlı, mantıklı ve kendinden emin konuşmaları… Türk subayının gelişmesi için yapmış olduğu çalışmaları hiç unuturmuyuz.

Peki ya Nuri ağabeyimiz… Seninde Conkbayırında yapmış olduğu kahramanlıklarından ötürü soyadının ”Conker” olmasını istediğin en yakın arkadaşın babacım… Nuri ağabeyimizin de bizler üzerinde emeği çok…

Peki ya Fatma ablamız… Yeri geldi hasta bakıcılık yaptı, yeri geldi asker ağabeylerime yemek pişirdi, yeri geldi hemşirelik yaptı, yeri geldi 300 kişilik birliği komuta etti. Unutmadık babacım, gururla seni hatırladığımız gibi bizlerin üstünde emeği olan bütün büyüklerimizi hatırlıyoruz…

Ali Fuat Cebesoy, Celal Bayar, Cevat Abbas Gürer, Falih Rıfkı Atay, Fethi Okyar, Hasan Rıza Soyak, İzzettin Çalışlar, Kazım Özalp, Kılıç Ali, Mazhar Müfit Kansu, Mustafa Cantekin, Mustafa Necati, Muzaffer Kılıç, Müfit Özdeş, Ömer Naci, Rauf Orbay, Refet Bele, Ruşen Eşref Ünaydın, Tevfik Rüştü Aras, Yunus Nadi Abalıoğlu…
isimlerini yazmaya kalksam dünyalar yetmez babacım ama seni unutmadığımız gibi büyük ağabeylerimizi, büyük ablalarımızı da unutmuyoruz ve unutmayacağız…

Sevgili Babacim, seni çok arıyoruz… Bazen ne yapacağımızı bilemiyoruz, birbirimize kızıyoruz, sinirleniyoruz, işin içinden çıkamıyoruz. Keşke diyoruz Babamız burda olsaydı ona sorardık… 
Sen bizler için her zaman en iyisini istedin, biz kendimiz bile neyin iyi olduğunu bilmezken, anlamazken sen bizlere engin tecrübelerinle ışık oldun….
Sonsuzluğa göçüşünün üstünden tam 82 yıl geçti ama bizler hala senin keskin zekandan yararlanıyor, öğretilerinin peşinden gidiyoruz.


Babacim biliyoruz ki biz evlatların için gece gündüz demeden okudun, çalıştın, yazdın… Sırf bizler rahat edelim diye geceler boyu uykusuz kaldın… O cepheden bu cepheye dur durak bilmeden vatan savunması için elinden gelen herşeyi yaptın. 

İyiki senin evlatlarınız, kuşkusuz ki bu evlatların seni hep sevecek ve daima senin gösterdiğin yolda ilerleyecek…

Bildiğim bir şey varki bizler için; sensiz babacım, Bilge Kağansız, Alp Arslansız, Fatih Sultan Mehmetsiz, bir tarih, bir millet düşünülemez…

Emanet etmiş olduğun Cumhuriyetimizi ilelebet payidar kılacağız… 

Ümmetçi degil her daim memleketini seven Vatanperver, Milliyetçi evlatlarından sana… 

29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun, babacım !

Seni seven evlatların…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s