Ya Karabağ Ya Ölüm Başka Yol Yok Artık Yolu Yok Artık… (İkinci Bölüm)

Birinci bölümde neler konuştuk kısaca bir bakalım;

Karabağ savaşının tarihine kısa bir göz attık,
Rusya’nın bu çatışmalardaki rolüne değindik,
Tovuzda, Doğalgaz kaynakları üzerinde başlayan çatışmaları gözden geçirdik ve son olarakta şuan Karabağda olan son durumu değerlendirdik.

Bu bölümdede ağırlıklı olarak Askeri güç karşılaştırması yapmayı planlıyorum. Tabiki ekonomik, sosyo kültürel, belki birazda dini açıdan kısa kısa değerlendirmeler yaparız.

Nerden başlasak, nerden başlasak…

Tamam o zaman şöyle yapalım; ben istatistikleri vereyim bunun üzerine kısa kısa yorumlar yapalım.
Azerbaycanın nüfusu 10milyon, Ermenistanın nüfusu 3milyon. Aktif askeri personel sayısı Azerbaycan için 126bin iken bu sayı Ermenistan için 45bin. Aynı zamanda ”rezerve” yani ihtiyaç halinde kullanılacak eğitimli askeri personel sayısı Azerbaycan için 300bin, bu sayı Ermenistan için 200bin.

  • Nüfus olarak baktığımız zaman tabiki Azerbaycan 4 kat kadar daha güçlü gözüküyor, lakin bilindiği üzere günümüzdeki savaş stratejilerinde artık insan gücü eskisi kadar yüksek önem taşımıyor. Bunun yanında aktif askeri personel ve hazırda bekleyen askeri personel sayılarıda Azerbaycan’ın lehinde gözüküyor. Ne kadar da insan gücünün önemi azalmış olsa da bildiğiniz üzere savaşı her zaman Piyade kazanır. Yani o askerinizin postalı o toprağa değecek ve o bayrağı göndere çekecek…

Ekonomi ve Finans…

  • Ekonomik güç olarak iki ülkenin arasında çok büyük fark var. Azerbaycanın savunma bütçesi $2,805,000,000, Ermenistanın savunma bütçesi ise yarı yarıya düşüyor $1,385,000,000.
  • Azerbaycanın dolar rezervi $6,681,000,000. Ermenistanın dolar rezervi $2,314,000,000

Çok kısa yorumlamak gerekirse yukarıda gördüğünüz numaralar zaten Azerbaycan Ekonomisinin, Ermenistana nazaran ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Zaten Askeri anlamda Savunma bütçesi (Defense Budget) olarak Azerbaycan, Ermenistandan iki kattan daha fazla güçlü konumda. Bu da Azerbaycanın askeri harcamalarda daha rahat olmasını sağlıyor. Bunun en güzel örneklerinden birisi Azerbaycan Ordusunun envanterine girmiş olan İnsansız (Silahlı/Silahsız) Hava Araçları. Şuanki pozisyonda İnsansız Hava Araçları Azerbaycan ordusuna çok büyük avantaj sağlıyor.

Hava Kuvvetleri

  • Azerbaycan Ordusunun en son güncellenen envanterinde toplamda 147 hava aracı var. Bunların; 17’si Savaş uçağı, 88’i Helikopter ve 17’si Atak Helikopteri.
  • Ermenistan Ordusunun envanterinde ise toplamda 64 Hava aracı bulunuyor. Maalesef Ermenistan Ordusunun savaş uçağı yok lakin 37 Helikopteri, 20’de Atak Helikopteri bulunuyor.

İki ordunun hava gücünü kıyasladığımız zaman tabiki Azerbaycan Ordusu ezici şekilde üstün geliyor. Azerbaycan’ın savaş uçakları (MIG-21) ne kadar eski olsada hiç savaş uçağı olmayan Ermenistana karşı çok büyük avantaj sağlıyor. Tabi bunun yanında şu an Azerbaycanın kullandığı insansız hava araçlarıda işin içine girince Azerbaycan ordusunun havada tam bir üstünlük sağlaması kaçınılmaz oluyor. Ermenistan ordusunda bulunun 20 atak helikopteri çok kısa mesafelerde kısa süreli avantaj sağlayabilir ama Azerbaycan Ordusu bunu kolayca bertaraf edebilecek güçtedir.

Kara Kuvvetleri

  • Azerbaycan ordusunun toplamda 570 adet Tankı bulunuyor, Ermenistandaysa 110 Tank bulunuyor. Bunun yanında Azerbaycan ordusunda silahlandırılmış araç (bizim kendi üretimimiz Kirpiler veyahut Amerikan üretim Cougar‘lar gibi) 1451 iken bu sayı Ermenistan için 748
  • Ayrıca Azerbaycan ordusunun 227 adet Top‘u bunun yanında da 162 Roketatar platformu (Bizim OBUS‘lerimiz veya Rusların Tochka‘larını referans alabilirsiniz.)bulunuyor. Ermenistan ordusunda ise bu sayı 150 Topçu bataryası ve 68 Roketatar platformuyla sınırlı…


    Kara kuvvetleri için Piyadenin yeri çok ayrıdır… Azerbaycan ordusu zaten askeri personel sayısı olarak Kara Kuvvetlerinde Ermenistandan çok üstün. Bununla birlikte teknolojik anlamda esasında iki tarafında kullandığı Tanklar, Toplar veya Roketatar Platformları çok eski ve genel olarak 1940 ile 1990 yılları arası üretilmiş araçlar… Azerbaycan’ın bizden almış olduğu askeri teçhizatlar tabiki biraz daha yeni ama onun dışında iki tarafında kullandığı araçlar çok eski olduğundan bu noktada pek fazla üstünlük göremiyorum. Sadece askeri araç ve teçhizat sayısı bakımında tabiki Azerbaycan ordusu biraz daha öne çıkıyor, buda savunma bütçesi ve askeri personel sayısı ile doğru orantılı bir şekilde artmak zorunda.


    Deniz Kuvvetleri
  • Burası tam şov yapma bölümü… (hahaha) Çünkü bildiğiniz üzere Ermenistanın herhangi bir denize kıyısı bulunmuyor bu yüzdende kısaca Azerbaycan Deniz Kuvvetlerinden( Azərbaycan hərbi dəniz qüvvələri ) bahsedelim. 1 Savaş gemisi, 4 Denizaltısı, 12 Sahil Güvenlik Botu ve 7 mayın gemisi bulunuyor.
    ( Elimden geldiğince en güncel rakamları vermeye çalışıyorum, eğer verdiğim rakamlarda hatalı yerler var ise lütfen mazur görün…)


    Lojistik…
  • Azerbaycanın toplamda 37 aktif Havaalanı var Bu sayı Ermenistanda 11. Tabiki Azerbaycanda çok büyük 1 adet deniz Limanı bulunuyor. Azerbaycan’ın toplamda 2918km demir yolu var, Ermenistanda 869km gibi çok küçük bir demiryolu ağı mevcut.


    Yani Lojistik anlamda baktığımızda bile Azerbaycanın, Ermenistan karşısındaki ezici gücünü görebiliyoruz…

Yukarıda kısa kısa iki ülkeninde Askeri anlamda kullandığı araçları, sayılarını, insan gücünü, hatta demir yolu uzunluklarını söyledik. Şimdi bunlar ne ifade ediyor ?

Esasında bunlar hem çok şey ifade ediyor hemde hiçbir şey ifade etmiyor. Neden ?

Öncelikle bu yukarıdaki rakamlar ilk bakışta bir ülkenin askeri gücünü çoook yüzeysel şekilde yorumlamamıza yardımcı olabilir. Lakin savaşta öyle bir an geliyor ki bu rakamların hiçbir önemi kalmıyor.
Mesela, Atom bombası kullanımı gibi…
Hadi ordan boş yapma gerçekçi örnekler ver derseniz; Rusyanın oyuna dahil olması yukarıdaki rakamların bütün önemini siliyor… Ki gerçektende Rusya işin içine dahil oldu ve geçtiğimiz günlerde Dış işleri Bakanı Lavrov iki ülkenin Dış İşleri Bakanlarını çağırıp görüşme yaptırdı! Bakın burada üzerine basarak ”Yaptırdı!” diyorum çünkü Rusyanın yapmış olduğu bir davet değil emir niteliğindeydi…( Bunu son bölümde ayrıca inceleyeceğim için burada fazla kurcalamıyorum…)

Bunun yanında medyanın gücünü de göz ardı etmemek gerekiyor… Ne kadar güçlü olursanız olun, içinde yaşadığımız çağ da savaşlarda medyanın gücü çok önemli. Hem dünyayı takip, hemde bilgi akışı anlamında. Mesela bunu da çok güzel bir örnek ile açıklayabiliriz; Ermenistanın Azerbaycan topraklarında sivillerin üzerine attığı Yarı-Balistik füzeleri sanki başka ülke atmış gibi köpeğe yatması ve kendini acındırarak ” Stop Azerbaijani Aggression ” diye konu başlıkları (Hashtag’ler) açması…
Böyle bir kahpelik olabilir mi??? Ulan düşmanın bile bir şerefi, haysiyeti olur… Onun bile Şerefsizi, ahlaksızı biz Türklere denk geliyor…

Genel olarak baktığımız zaman, Savaş zaten Azerbaycan topraklarında sürüyor. Azerbaycan yavaş yavaş kendi topraklarını geri alıyor. Ermenistanın kendisi de Azerbaycan’a gücü yetmeyeceğini biliyor, bu yüzden köpekler gibi Fransayı arıyor, Rusyayı arıyor ”Biz bir bokun içine girdik abi, nolur bizi bu boktan kurtarın diyor…” En sonunda da Rusya işin içine dahil oldu ve toplantıdan çıkan anlaşma sonucu olayı Minsk grubu çözecek… Minsk grubu kim? Rusya, Fransa, ABD… Yani bu demek oluyor ki biz daha masaya oturmadan kaybettik…

Karabağ bölgesinde bizleri çok zor günler bekliyor… Benim şahsi fikrim, Türkiye ve Azerbaycan her konuda fikir birliği içerisinde olmalı, birbirini sonuna kadar desteklemeli, dirsek temasını kaybetmemeli ve birlikte hareket etmeli… Boşuna ”Ya Karabağ Ya Ölüm Başka Yolu Yok Artık ” demiyoruz…
Çünkü bizlerin birliği beraberliği, kardeşliği bir şekilde bozulmaya başlarsa o zaman ne Karabağ, ne Azerbaycan, ne Türkiye kalır…

Üçüncü bölüme geçmeden Büyük Şefimizin bir sözüyle size veda etmek istiyorum;

“Askeri hareketler, siyasi faaliyetlerin ümitsiz olduğu noktada başlar. Ümidin güvenli bir surette geri dönüşü, orduların hareketinden daha seri hedeflere ulaşmayı temin edebilir. “ GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

Bu sebebledir ki, savaş alanında kazandığımız avantajları gereksiz şekilde yanlış masalara oturarak, ipe sapa gelmez anlaşmalara imza atarak kaybetmemeliyiz…

One thought on “Ya Karabağ Ya Ölüm Başka Yol Yok Artık Yolu Yok Artık… (İkinci Bölüm)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s